Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Parasını kazanıp çıkan köpek balıkları kimdir?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’a yaptığı iadeiziyaretin ardından fon piyasasındaki gelişmeler, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, Anayasa tartışmaları ve siyasi gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ağıralioğlu, fon piyasasında yüksek kazanç elde ederek parasını çektiğini söylediği kişilerin açıklanmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.

Eyl 23, 2026 - 11:42
 0  0
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Parasını kazanıp çıkan köpek balıkları kimdir?”


Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, iadeiziyaretler kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Ağıralioğlu’na Hukuk Politikaları Başkanı Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos, Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı M. Hakan Tanrıöver ile Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanı Emine Küçükali eşlik etti.

Görüşmenin ardından Fatih Erbakan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Ağıralioğlu, siyasi gündemden Anayasa tartışmalarına, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nden fon piyasasında yaşanan gelişmelere kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.

“PARTİ KAVGASIYLA KAYBEDECEK ZAMANIMIZ YOKTUR”

Ağıralioğlu, siyasetin vatandaşların günlük yaşamındaki sorunlara odaklanması gerektiğini belirterek, “Partiler, milletin cebine giren harçlıkla ilgilenmek zorundadır. Çocukların hayalleriyle ilgilenmek zorundadır. Çalışanın hakkını almak zorunda olduğu bir düzenle, bir sistemle ilgilenmek zorundadır.” dedi.

Siyasette yapılan çalışmaların vatandaşların hayatına sağladığı katkıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, “Parti kavgasıyla kaybedecek vatanımız yoktur, parti kavgasıyla kaybedecek zamanımız yoktur. Memleketimizin behemehâl çözülmesi gereken sorunları vardır.” ifadelerini kullandı.

“İSTİŞARELER KAVGAYLA YORULAN MEMLEKETE KUVVETTİR”

Siyasi partiler arasındaki görüşmelerin önemine işaret eden Ağıralioğlu, Erbakan ile gerçekleştirdikleri görüşmeye ilişkin, “İstişarelerimiz, siyasetin uzun zamandır kavgayla yorulduğu bir zeminde memleket için kuvvettir. İstişarelerimiz, fikir alışverişlerimiz, ‘Memleket için neler yapabiliriz?’ sohbetlerimiz; memleketin yarınları adına, milletimiz adına esenliktir.” diye konuştu.

Türkiye'nin seçim sürecine doğru ilerlediğini savunan Ağıralioğlu, seçim gündeminin emeklilerden çiftçilere, esnaftan güvenlik ve adalet beklentisine kadar vatandaşların yaşadığı sorunlar üzerinden şekillendiğini söyledi.

Ağıralioğlu, “Seçim artık esnafın siftahsızlığındadır, seçim artık sokakların güvenliğindedir, seçim artık adalet beklentisindedir. Artık seçim beklentisi, memleketteki keyfî yönetime bağlı denetimsizliktedir.” ifadelerini kullandı.

ANAYASA TARTIŞMALARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Türkiye'deki yönetim sistemine ilişkin eleştirilerini dile getiren Ağıralioğlu, Anayasa değişikliği tartışmalarını da değerlendirdi.

Ağıralioğlu, “Bizim bir Anayasa’ya ihtiyacımız vardır; ama Anayasa ihtiyacımız, bugün karşı karşıya olduğumuz bu keyfilikten memleketi kurtarmak için vardır.” dedi.

Mevcut Anayasa hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, “Hükûmet bizim bir Anayasa’ya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsa mevcut Anayasa’nın bizim için neyi sağlamadığını anlatması lazım bize. Dolayısıyla Anayasa sürecini gözleyeceğiz. Anayasa’da hassasiyet merkezlerimiz belli, kırmızı çizgilerimiz belli.” ifadelerini kullandı. 

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ AK PARTİ’YE DE YÜKTÜR”

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne yönelik eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu, yarı başkanlık sistemi, denge ve denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, parlamentonun yetkilerinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanması gerektiğini savundu.

Ağıralioğlu, “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi yargıya yüktür, Mülki İdareye yüktür, devlet yönetimine yüktür, akademiye yüktür, sivil topluma yüktür, basına yüktür; Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi AK Parti’ye yüktür.” diye konuştu.

Ağıralioğlu, parlamentonun güçlendirilmesini istediklerini belirterek, “Denge ve denetleme mekanizmalarının doğru çalışmasıdır, parlamentonun güçlenmesidir; parlamentonun güçlenmesine imkân verecek veto ve gensoru hakkının Meclise verilmesidir, bakanların parlamentoya sorumlu olmasıdır, yargının tam bağımsız olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

“PARASINI KAZANIP ÇIKAN KÖPEK BALIKLARI KİMDİR?”

Fon piyasasında yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Ağıralioğlu, yatırımcıların yüksek kazanç beklentisinin yanı sıra denetim süreçlerinin de sorgulanması gerektiğini söyledi.

Ağıralioğlu, “Yedi fon şirketinin elinde kaybettiğimiz paralara bakın. Yani bu kolay para kazanma hevesi, insanların bu enflasyonist ortamda kolay zengin olma hevesi ayrı bir muhasebe konusudur. Bu da iktidarın muhasebe etmesi gereken bir şeydir.” dedi.

Fonlara yatırım yapan yaklaşık 500 bin kişiden söz eden Ağıralioğlu, yüksek kazançlarla sistemden çıktığını ileri sürdüğü kişilerin tespit edilmesi gerektiğini savundu.

Ağıralioğlu, “Denetimsizliğe bağlı olarak para kazanma hevesiyle 500 bine yakın insanı bu sazan sarmalına çeken, sonra da ara ara buralarda kârını realize edip çıkan köpek balıkları kimdir? Onların açıklanması lazım.” diye konuştu.

Ağıralioğlu, “Buralardan bire 100, bire 1000, bire 2000, bire 5000 kazanan ve parasını alıp çıkan köpek balıkları bulunmalı, ifşa edilmelidir. Zararlar onlardan tazmin edilmelidir. Bu zarar memleketin üstüne boca edilemez.” ifadelerini kullandı.

MEHMET ŞİMŞEK ÜZERİNDEN DENETİM ELEŞTİRİSİ

Ağıralioğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek üzerinden denetim mekanizmalarını sorgulayarak, “Mehmet Şimşek Bey’in vazifesi analiz yapmak mıdır? Yani Mehmet Şimşek bunu bir yorum olarak mı yapmak zorundadır? Mehmet Şimşek, bunu söylediğinde, gördüğünde buna müdahale etmek zorunda olan kimdir?” diye sordu.

Şirketlerin değerlemelerine ilişkin denetim süreçlerinin açıklanmasını isteyen Ağıralioğlu, “İçine inek girmemiş, içine süt girmemiş, içinde masadan başka bir şey olmayan bir firma nasıl oluyor da milyar dolarlık oluyor? Nasıl gözden kaçırılabilmiştir? Yani bir masa, bir kasayla milyarlarca dolarlık soygun nasıl yapılabilmektedir? Bunun hesabı hem sorulabilmeli hem verilebilmelidir.” dedi.

“25 YILDA BİR İSTİFANIN OLMAMASINI NEYE BAĞLAYACAĞIZ?”

Yürütülen operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağıralioğlu, mevcut iktidarın uzun süredir görevde olduğunu hatırlatarak siyasi sorumluluk tartışması açtı.

Ağıralioğlu, “Bu operasyonlar güzel midir? Güzeldir. Ama şöyle bir şeyle karşı karşıyayız. Kendi geçmişinize operasyon yapıyorsunuz. AK Parti kendi siyasi geçmişine operasyon yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Sorumluların hesap vermesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, “Bu 25 yılda milyarlarca dolardan bahsediyoruz; bir istifanın olmamasını neye bağlayacağız biz? Hesap sorulacaksa birilerinin bize hesap verir durumda olması gerekmiyor mu mesela? Birilerinin özür dilemesi, birilerinin istifa etmesi gerekmiyor mu?” diye konuştu.

Ağıralioğlu, “Her şey var, mahcubiyet yok. Her şey var, özür dileyen yok. Her şey var, sorumluluk alan yok.” ifadelerini kullandı.

“GERÇEK RAKAMLAR ORTAYA ÇIKSIN”

Fon piyasasındaki işlemlerin bütün ayrıntılarıyla incelenmesini isteyen Ağıralioğlu, yatırımcıların ana paralarının ve elde edilen kazançların ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiğini belirtti.

Ağıralioğlu, “Böyle büyük rakamlara tekabül eden şeyin gerçek rakamları da ortaya çıksın. Yani, 1 lirayla girmiş, 20-25 milyon olmuş mesela. 1 milyon yatırmış, 25 milyon olmuş; 25 milyonunu istiyor. Ana paralar da tespit edilsin.” dedi.

Sürecin tüm taraflarıyla ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, “Bu ana para mağduriyetinden sonraki süreçte burada bire bin kazananlar da ifşa edilsin. Yani bütün detayıyla bu tomografi çekilebilmeli, hasar gösterilebilmeli; sebep olanlar, sorumlular, bu anlamda kabahati, kusuru olanlar milletin huzurunda ‘Şu şu şu olmadığı için başımıza bu gelmiştir’ diye millete hesap vermelidir.” ifadelerini kullandı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0