Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Gözlemevi’nde yürütülen astronomi çalışmalarını inceledi
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ve üniversite üst yönetimi, Kurudağ mevkiindeki Ege Üniversitesi Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret etti. Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Hasan Ali Dal, merkezin tarihçesi, teknik altyapısı, bilimsel projeleri ve toplum etkinlikleri hakkında bilgi verdi.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ve üniversite üst yönetimi, Türkiye’de modern astronominin öncü merkezlerinden biri olan Ege Üniversitesi Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret etti. Kurudağ mevkiindeki merkezde gerçekleştirilen programda, yürütülen bilimsel çalışmalar ve gözlemevinin teknik altyapısı ele alındı.
GÖZLEMEVİNDE BİLİMSEL ÇALIŞMALAR İNCELENDİ
Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Hasan Ali Dal, Rektör Prof. Dr. Musa Alcı’ya merkezin tarihçesi, mevcut teknik altyapısı, ulusal ve uluslararası projeleri ile bilim-toplum etkinlikleri hakkında bilgi verdi. Alcı, teleskopların başında incelemelerde bulunarak gözlemevi yönetimi ve araştırmacılarla bir araya geldi.
Prof. Dr. Musa Alcı, Gözlemevi’nin Ege Üniversitesi ve Türkiye açısından önemine dikkat çekerek, “Ege Üniversitesi Gözlemevi, sadece üniversitemizin değil, ülkemizin astronomi ve uzay bilimleri alanındaki gelişim serüveninin en somut ve en köklü nişanelerinden biridir.” dedi.
Gözlemevi’nin teknolojik altyapısı ve akademik kadrosuyla üniversitenin bilim üretme kapasitesine katkı sunduğunu belirten Alcı, “Burada yürütülen her bir proje, sadece akademik bir başarı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak bir bilgi mirasıdır. Bilimi toplumla buluşturan, gençlerimize gökyüzü merakı aşılayan bu merkezimizi desteklemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
386 YIL SONRA PROFESYONEL GÖKYÜZÜ İNCELEMELERİ
Prof. Dr. Hasan Ali Dal, Gözlemevi’nin tarihçesine ilişkin yaptığı açıklamada, merkezin Anadolu’daki astronomi geleneğinin modern üniversite bünyesinde yeniden kurumsallaşmasında öncü rol üstlendiğini belirtti.
Dal, “Ege Üniversitesi Gözlemevi, Anadolu’daki astronomi geleneğinin XVI. yüzyıldaki temsilcisi Takiyüddin er-Râsıd’ın İstanbul’daki çalışmalarından yaklaşık dört yüzyıl sonra, Türkiye’de modern üniversite bünyesinde kurumsal astronominin yeniden filizlenmesinde öncü bir rol üstlendi.” diye konuştu.
Astronomi Kürsüsü’nün 1962-1963 yıllarında kurulmasıyla başlayan sürecin Doç. Dr. Abdullah Kızılırmak ve Dr. Rümeysa Kızılırmak’ın çalışmalarıyla geliştiğini aktaran Dal, 22 Haziran 1965 gecesinde gerçekleştirilen ilk bilimsel gözlemle yeni bir dönemin başladığını söyledi.
Dal, uluslararası çapta tanınan astronom Prof. Dr. Hans Kienle’nin katkılarıyla çalışmaların ivme kazandığını belirterek, Kurudağ yerleşkesinde kurulan 15 santimetre çaplı mercekli teleskobun, Anadolu topraklarında 386 yıl sonra profesyonel gökyüzü incelemelerinin yeniden başlamasında tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.
R40 VE T35 TELESKOPLARIYLA ASTRONOMİ ARAŞTIRMALARI
Gözlemevi’nin günümüzde uluslararası standartlarda veri üretmeye devam ettiğini belirten Prof. Dr. Hasan Ali Dal, merkezde aktif olarak kullanılan R40 ve T35 teleskoplarının fotometri yetenekleriyle bilimsel araştırmalara katkı sunduğunu ifade etti.
Dal, “40 cm ayna çapına sahip R40 teleskobu, gelişmiş CCD kamera sistemi ve özel süzgeçleriyle gök cisimlerinin yapısını incelerken; T35 teleskobu ise fotometrik gözlemlerde kritik veriler sağlıyor.” dedi.
Bu altyapıyla yıldızların evrimi, çift yıldız sistemleri, ötegezegenler ve Güneş Sistemi’ndeki küçük cisimler üzerine araştırmalar yürütüldüğünü aktaran Dal, merkezde yüksek lisans ve doktora tezlerinin yanı sıra TÜBİTAK destekli projelerin de gerçekleştirildiğini söyledi.
BİLİM TOPLUMLA BULUŞTURULUYOR
Prof. Dr. Hasan Ali Dal, Gözlemevi’nin yalnızca akademik araştırmalara değil, bilim-toplum etkileşimine de odaklandığını belirtti. Merkezin her yıl binlerce öğrenci ve gökyüzü meraklısını ağırladığını ifade eden Dal, düzenli ziyaretler, gece gözlemleri ve bilim eğitimi programlarıyla astronominin toplumun farklı kesimleriyle buluşturulduğunu kaydetti.
Dal, “Güneş ve Ay tutulmaları gibi nadir gök olaylarında düzenlenen özel etkinliklerle toplumun bilimsel merakını canlı tutan Gözlemevimiz, 1965’te başlayan köklü geleneğini dijital çağın olanaklarıyla harmanlayarak sürdürmeye devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0