<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Eğitim Haberleri, Son Dakika Gelişmeler egitimpusulasi.com.tr &#45; : Genel Merkez</title>
<link>https://www.egitimpusulasi.com.tr/rss/category/genel-merkez</link>
<description>Eğitim Haberleri, Son Dakika Gelişmeler egitimpusulasi.com.tr &#45; : Genel Merkez</description>
<dc:language>tr</dc:language>

<item>
<title>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Üreten de çalışan da dertli, faizden kazananlar dışında kimin keyfi yerinde”</title>
<link>https://www.egitimpusulasi.com.tr/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-hasan-karal-ureten-de-calisan-da-dertli-faizden-kazananlar-disinda-kimin-keyfi-yerinde</link>
<guid>https://www.egitimpusulasi.com.tr/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-hasan-karal-ureten-de-calisan-da-dertli-faizden-kazananlar-disinda-kimin-keyfi-yerinde</guid>
<description><![CDATA[ DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın sanayide artan finansman yüküne ilişkin açıklamalarını değerlendirdi. Yüksek faiz ve maliyetlerin üreticiden çalışana kadar geniş bir kesimi etkilediğini belirten Karal, ekonomi politikalarının üretim, yatırım, ihracat ve istihdamı öncelemesi gerektiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202608/image_870x_6a889506426ab.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:12:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ebubekir Bastama</dc:creator>
<media:keywords>Hasan Karal ekonomi açıklaması, DEVA Partisi faiz ve rant eleştirisi, Erdal Bahçıvan sanayi açıklaması, İSO yüksek faiz ve finansman maliyetleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın, <strong data-start="684" data-end="768">“Enflasyon uğruna Türkiye sanayisini feda ediyoruz, artık bıçak kemiğe dayandı.”</strong> sözleri üzerinden ekonomi politikalarını değerlendirdi. Karal, emekliden asgari ücretliye, memurdan işçiye, esnaftan çiftçiye kadar toplumun farklı kesimlerinin ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin sanayiciyi de zorladığını belirtti.</p>
<p></p>
<p data-start="1051" data-end="1204">Karal, ekonomik sıkıntıların yalnızca hane halkının geçim sorunlarıyla sınırlı kalmadığını, üretim ve yatırım tarafında da etkisini gösterdiğini savundu.</p>
<p data-start="1206" data-end="1293"><strong data-start="1206" data-end="1293">“Bu ülkede bir tane mutlu kesim olmaz mı faizden bol bol para kazananlardan başka?”</strong></p>
<p data-start="1295" data-end="1756">Toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı ekonomik sorunlara işaret eden Karal, <strong data-start="1371" data-end="1750">“Emeklisi sıkıntıda, asgari ücretlisi sıkıntıda, memuru, işçisi, esnafı sıkıntıda. Millet verilen üç kuruşla günü nasıl çıkaracağını düşünüyor. Dönüp üreticiye bakıyoruz, o da dertli. Sanayiciye bakıyoruz, o da ‘bıçak kemiğe dayandı’ diyor. Yahu kardeşim, bir ülkede herkes mi sıkıntılı olur? Bu ülkede bir tane mutlu kesim olmaz mı faizden bol bol para kazananlardan başka?”</strong> dedi.</p>
<p data-start="1758" data-end="1807"><strong data-start="1758" data-end="1807">“Sanayinin feryadı artık görmezden gelinemez”</strong></p>
<p data-start="1809" data-end="2032">İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıklamalarının ekonomideki sorunların üretim kesimine yansımasını gösterdiğini ifade eden Karal, uygulanan ekonomi politikalarının Türkiye’nin üretim gücü üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.</p>
<p data-start="2034" data-end="2260">Karal, <strong data-start="2041" data-end="2238">“Koskoca İstanbul Sanayi Odası’nın Başkanı çıkıyor ve açık açık, ‘Enflasyon uğruna Türkiye sanayisini feda ediyoruz. Artık bıçak kemiğe dayandı’ diyor. Bundan daha açık bir feryat olabilir mi?”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2262" data-end="2437">Sanayicinin üretim ve yatırım için finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Karal, yüksek faizlerin ve artan maliyetlerin reel sektörün hareket alanını daralttığını dile getirdi.</p>
<p data-start="2439" data-end="2852">Karal, <strong data-start="2446" data-end="2838">“Sanayici, üretmek için finansmana ihtiyaç duyuyor; karşısına yüksek faiz çıkıyor. Yatırım yapmak istiyor, maliyetler önünü kesiyor. Rekabet etmek istiyor, finansman yükü belini büküyor. Bir taraftan enflasyonu düşüremiyorsunuz, diğer taraftan enflasyonla mücadele adına üretim yapan kesimin nefesini kesiyorsunuz. Sonra da bu programın başarılı olduğunu anlatıyorsunuz. Neresi başarılı?”</strong> diye konuştu.</p>
<p data-start="2854" data-end="2936"><strong data-start="2854" data-end="2936">“Emekli geçinemiyor, işçi geçinemiyor, esnaf kazanamıyor, sanayici üretemiyor”</strong></p>
<p data-start="2938" data-end="3141">Ekonomik sıkıntıların toplumun ve üretim zincirinin farklı kesimlerine yayıldığını kaydeden Karal, mevcut ekonomi politikalarının maliyetinin hem vatandaş hem de reel sektör üzerinde kaldığını öne sürdü.</p>
<p data-start="3143" data-end="3457">Karal, <strong data-start="3150" data-end="3435">“Emekli maaşıyla ay sonunu getiremiyor. Asgari ücretli daha maaşını almadan borca giriyor. Memur ve işçi alım gücünü her geçen gün kaybediyor. Esnaf siftahsız kepenk kapatıyor. Çiftçi artan girdi maliyetleri altında eziliyor. Şimdi sanayici de ‘Bu yükü artık taşıyamıyoruz’ diyor.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="3459" data-end="3661">Üreten ve çalışan kesimlerin karşı karşıya kaldığı tabloyu eleştiren Karal, <strong data-start="3535" data-end="3649">“Üreten mutsuz, çalışan mutsuz, emekli mutsuz, esnaf mutsuz. Yahu kardeşim, bu ekonomide kimin keyfi yerinde?”</strong> diye sordu.</p>
<p data-start="3663" data-end="3714"><strong data-start="3663" data-end="3714">“Faizden ve ranttan kazananların keyfi yerinde”</strong></p>
<p data-start="3716" data-end="3871">Karal, uygulanan ekonomi politikalarının bütün kesimleri aynı biçimde etkilemediğini savunarak faiz ve rant gelirlerinden kazanç sağlayanlara dikkat çekti.</p>
<p data-start="3873" data-end="4290">Karal, <strong data-start="3880" data-end="4284">“Bu ülkede bir tane mutlu kesim olmaz mı? Olmaz olur mu! Yattığı yerden faiz geliri elde edenler memnun. Ranttan servetine servet katanlar memnun. Paradan para kazananlar memnun. Çünkü kurulan düzen üretenden, çalışandan, yatırım yapandan alıyor; faizden ve ranttan kazanana veriyor. Alın teriyle para kazanmaya çalışan her geçen gün biraz daha fakirleşirken, paradan para kazananın serveti büyüyor.”</strong> dedi.</p>
<p data-start="4292" data-end="4326"><strong data-start="4292" data-end="4326">“Üretmeden zenginleşemezsiniz”</strong></p>
<p data-start="4328" data-end="4561">Türkiye'nin kalıcı büyümesinin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı ekonomi politikalarıyla mümkün olabileceğini ifade eden Karal, sermayenin üretim yerine faiz gelirlerine yönelmesinin ekonomik sorunları artıracağını savundu.</p>
<p data-start="4563" data-end="4858">Karal, <strong data-start="4570" data-end="4844">“Türkiye’nin sağlıklı ve kalıcı biçimde büyüyebilmesi üretim, yatırım, ihracat ve istihdamı önceleyen bir ekonomi anlayışıyla mümkün olabilir. Üretmeden zenginleşemezsiniz. Fabrikanın bacası tütmeden, tarla ekilmeden, esnaf kazanıp istihdam oluşturmadan ülke kalkınmaz.”</strong> diye konuştu.</p>
<p data-start="4860" data-end="5327">Üretim ile finansal kazançlar arasındaki dengeye ilişkin değerlendirmesini sürdüren Karal, <strong data-start="4951" data-end="5305">“Paradan para kazanmayı, alın terinden ve üretimden daha cazip hale getirirseniz sermaye fabrikaya değil faize gider. Bunun sonunda millet daha da fakirleşir. Bugün vatandaşın feryadıyla sanayicinin feryadı aynı yerde birleşiyor. Tüm kesimleri bu hale getiren aynı yanlış ekonomi anlayışıdır. Bu ülke tam da bu faiz ve rant düzeni yüzünden bu halde.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="5329" data-end="5494"><strong data-start="5329" data-end="5341"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: “Gazilerin hak arayışı devletin çözmesi gereken vefa ve adalet borcudur”</title>
<link>https://www.egitimpusulasi.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-gazilerin-hak-arayisi-devletin-coezmesi-gereken-vefa-ve-adalet-borcudur</link>
<guid>https://www.egitimpusulasi.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-gazilerin-hak-arayisi-devletin-coezmesi-gereken-vefa-ve-adalet-borcudur</guid>
<description><![CDATA[ Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Terörsüz Türkiye” sürecindeki uygulamalar ile gazilerin hak arayışına yönelik yaklaşımı karşılaştırdı. Destici, ortaya çıktığını savunduğu tablonun toplumun adalet duygusunu zedelediğini belirterek, gazilerin taleplerinin kamu düzeni meselesi olarak değil, “vefa ve adalet borcu” çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202608/image_870x_6a8612da2ab36.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 20:32:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ebubekir Bastama</dc:creator>
<media:keywords>Mustafa Destici gaziler hakkında ne dedi, Mustafa Destici Terörsüz Türkiye açıklaması, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici gazilerin hakları açıklaması, Mustafa Destici devlet millet bağı açıklaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında terör örgütü ve elebaşları lehine atılan sloganlara gösterildiğini savunduğu yaklaşım ile hak arayışındaki gazilere yönelik tutum arasında çelişki bulunduğunu ifade etti.</p>
<p></p>
<p data-start="884" data-end="956"><strong data-start="884" data-end="956">“Bu çelişki milletimizin ortak adalet ve vicdan duygusunu yaralıyor”</strong></p>
<p data-start="958" data-end="1401">Destici, şehirlerde, toplu yaşam alanlarında ve tribünlerde yaşanan bazı olaylara dikkati çekerek, <strong data-start="1057" data-end="1379">“Bir tarafta, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini adeta ‘devleti dize getirdik, zafer kazandık’ edasıyla istismar eden; şehirlerde, toplu yaşam alanlarında ve tribünlerde terör örgütü ve elebaşları lehine bölücü slogan atan, taşkınlık ve provokasyon yapanlara karşı süreç zeval görmesin diye gösterilen tahammül ve sessizlik…”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1403" data-end="1631">Gazilerin hak arayışına ilişkin değerlendirmesini de paylaşan Destici, <strong data-start="1474" data-end="1625">“Diğer tarafta ise, vatan için canını ortaya koymuş kahraman gazilerin hak arayışının bir kamu düzeni problemi olarak görülmeye başlandığı algısı…”</strong> dedi.</p>
<p data-start="1633" data-end="1853">Destici, söz konusu iki yaklaşım arasında toplum açısından önemli bir çelişki oluştuğunu savunarak, <strong data-start="1733" data-end="1825">“İşte bu çelişki, milletimizin çoğunluğunun ortak adalet ve vicdan duygusunu yaralıyor!”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p data-start="1855" data-end="1893"><strong data-start="1855" data-end="1893">“Bu devlet kimin yanında duruyor?”</strong></p>
<p data-start="1895" data-end="2165">Gelinen aşamada tartışmanın toplumun devlete ilişkin adalet algısını ilgilendiren bir noktaya ulaştığını belirten Destici, <strong data-start="2018" data-end="2142">“Mesele, ‘Bu devlet kimin yanında duruyor?’ sorusunun toplumun vicdanında nasıl yankılandığı noktasında düğümlenmiştir.”</strong> ifadelerine yer verdi.</p>
<p data-start="2167" data-end="2611">Terörle mücadelede görev yapmış ve bugün hak arayışında bulunan gazilere yönelik yaklaşımın toplumdaki yansımasına işaret eden Destici, <strong data-start="2303" data-end="2605">“Toplumun önemli bir kesiminde, terörle mücadelede canını ortaya koyan ve bugün hak arayan gazisine karşı devletin eli sert, terör örgütü propagandasına karşı eli çekingen ve yumuşak görünüyorsa; bunun adı sadece iletişim problemi değil, devlet-millet bağını zedeleyen ağır bir vicdan problemidir.”</strong> dedi.</p>
<p data-start="2613" data-end="2668"><strong data-start="2613" data-end="2668">“Devletin çözmesi gereken bir vefa ve adalet borcu”</strong></p>
<p data-start="2670" data-end="3053">Destici, gazilerin taleplerinin kamu düzeni kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Gazilerin hak arayışının devlet tarafından çözüme kavuşturulması gereken bir mesele olduğunu ifade eden Destici, <strong data-start="2881" data-end="3030">“Kıymetli gazilerimizin hakkını aramasını bir kamu düzeni sorunu değil, devletin çözmesi gereken bir vefa ve adalet borcu olarak görmek gerekir.”</strong> açıklamasında bulundu.</p>
<p data-start="3055" data-end="3272"><strong data-start="3055" data-end="3067"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir acı, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur”</title>
<link>https://www.egitimpusulasi.com.tr/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-elif-esen-dunyanin-herhangi-bir-yerinde-yasanan-bir-aci-tum-insanligin-ortak-sorumlulugudur</link>
<guid>https://www.egitimpusulasi.com.tr/deva-partisi-genel-baskan-yardimcisi-elif-esen-dunyanin-herhangi-bir-yerinde-yasanan-bir-aci-tum-insanligin-ortak-sorumlulugudur</guid>
<description><![CDATA[ DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla Gazze’den Suriye’ye, Somali’den Afganistan’a uzanan insani krizlere dikkat çekti. Esen, insan onurunu merkeze alan, ihtiyaç sahiplerine hızlı ulaşan, şeffaf ve sürdürülebilir bir insani yardım anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202608/image_870x_6a860471a6074.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:32:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ebubekir Bastama</dc:creator>
<media:keywords>Elif Esen Dünya İnsani Yardım Günü açıklaması, DEVA Partisi insani yardım politikası, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü mesajları, Elif Esen insani kriz açıklaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, <strong data-start="619" data-end="658">19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü</strong> dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden insani krizlere dikkati çekerek dayanışma ve insan onuru vurgusu yaptı.</p>
<p></p>
<p data-start="804" data-end="1043">Esen, yaşanan insani krizlerin yalnızca meydana geldiği ülkelerin veya toplumların meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, <strong data-start="940" data-end="1037">“Dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir acı, aslında tüm insanlığın ortak sorumluluğudur.”</strong> dedi.</p>
<p data-start="1045" data-end="1098"><strong data-start="1045" data-end="1098">“İnsan onuru sınır, dil, din ve coğrafya tanımaz”</strong></p>
<p data-start="1100" data-end="1280">İnsani yardım çalışmalarının temelinde insan hayatı ve onurunun bulunması gerektiğini vurgulayan Esen, <strong data-start="1203" data-end="1258">“İnsan onuru; sınır, dil, din ve coğrafya tanımaz.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1282" data-end="1460">Türk milletinin tarihinden gelen merhamet ve dayanışma anlayışına işaret eden Esen, Türkiye’nin dünyanın farklı coğrafyalarında yürüttüğü insani yardım faaliyetlerini hatırlattı.</p>
<p data-start="1462" data-end="1611">Esen, <strong data-start="1468" data-end="1597">“Türk milleti; tarihinden gelen merhamet ve dayanışma anlayışıyla yüzyıllardır zor durumda kalan insanların yardımına koştu.”</strong> diye konuştu.</p>
<p data-start="1613" data-end="1865">Türkiye’nin <strong data-start="1625" data-end="1694">Gazze’den Suriye’ye, Somali’den Afganistan’a, Sudan’dan Myanmar’a</strong> kadar farklı bölgelerde insani yardım faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Esen, bu dayanışma anlayışının insanlığın ortak değerleri açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>
<p data-start="1867" data-end="1938"><strong data-start="1867" data-end="1938">“İnsani yardım yalnızca kriz anlarında yapılan bir destek değildir”</strong></p>
<p data-start="1940" data-end="2124">DEVA Partisi’nin insani yardıma yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Esen, insani yardımın kriz dönemlerinde sağlanan geçici destekle sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p data-start="2126" data-end="2347">Esen, <strong data-start="2132" data-end="2341">“İnsani yardımın sadece kriz anlarında yapılan bir destek değil; insan onurunu koruyan, ihtiyaç sahibine hızlı ve etkin ulaşan, şeffaf ve sürdürülebilir bir devlet anlayışının parçası olduğuna inanıyoruz.”</strong> dedi.</p>
<p data-start="2349" data-end="2635">İnsani yardım politikalarının yalnızca ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmayı değil, aynı zamanda insan onurunun korunmasını da esas alması gerektiğini vurgulayan Esen, yardımların zamanında, etkin ve sürdürülebilir mekanizmalar aracılığıyla gerçekleştirilmesinin önemine dikkati çekti.</p>
<p data-start="2637" data-end="2711"><strong data-start="2637" data-end="2711">“Gerçek dayanışma mağduriyet yaşayan insanların yanında durabilmektir”</strong></p>
<p data-start="2713" data-end="3022">Dünyanın farklı bölgelerinde mağduriyet yaşayan insanların yanında durmanın ortak bir sorumluluk olduğunu kaydeden Esen, <strong data-start="2834" data-end="3000">“Gerçek dayanışma; dünyanın neresinde olursa olsun mağduriyet yaşayan insanların yanında durabilmek ve insan hayatını merkeze alan bir yaklaşımı güçlendirmektir.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="3024" data-end="3263">19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü’nün bu sorumluluğun hatırlanması açısından önem taşıdığını belirten Esen, <strong data-start="3134" data-end="3257">“İnsan onurunu ve dayanışmayı büyüten bir gelecek için çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatmak istiyorum.”</strong> dedi.</p>
<p data-start="3265" data-end="3451"><strong data-start="3265" data-end="3277"></strong></p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Türk milliyetçisinin görevi insanı daha mutlu ve huzurlu kılmaktır”</title>
<link>https://www.egitimpusulasi.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-turk-milliyetcisinin-goerevi-insani-daha-mutlu-ve-huzurlu-kilmaktir</link>
<guid>https://www.egitimpusulasi.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-turk-milliyetcisinin-goerevi-insani-daha-mutlu-ve-huzurlu-kilmaktir</guid>
<description><![CDATA[ İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 3 Mayıs Türkçüler Günü kapsamında Ankara’da yaptığı konuşmada Türk milliyetçiliğinin yalnızca bir duygu değil, bilimsel temellere dayanan bir fikir sistemi olduğunu vurguladı. Küresel gelişmeler, yapay zekâ çağı ve değişen toplumsal dengeler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, milliyetçilerin temel sorumluluğunun somut çözümler üretmek olduğunu ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="https://cumha.com.tr/uploads/images/202605/image_870x_69f7706306b6b.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 15:57:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ebubekir Bastama</dc:creator>
<media:keywords>türkçüler günü konuşması kim yaptı, müsavat dervişoğlu açıklamaları neler, iyi parti 3 mayıs etkinliği nerede yapıldı, türk milliyetçiligi fikir sistemi nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 3 Mayıs Türkçüler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen कार्यक्रमda yaptığı konuşmada, Türk milliyetçiliğinin tarihsel ve fikrî temellerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, “3 Mayıs’ta üç sebeple bir aradayız: Hem anıyor hem kutluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="934" data-end="1383"><strong data-start="934" data-end="974">“Milliyetçilik bir fikir sistemidir”</strong><br data-start="974" data-end="977">Dervişoğlu, Türk milliyetçiliğinin yalnızca bir duygu olmadığını belirterek, “Türk milliyetçiliği sarsılmaz bir mantık silsilesi ve bilimsel bir temel üzerine oturur” dedi. İskender Öksüz’ün “Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi” eserine atıf yapan Dervişoğlu, “Milliyetçiliğin bir teoriye dayandığını ve bu sistemin temelinde Türklük sevgisinin yer aldığını” ifade etti.</p>
<p data-start="1385" data-end="1860"><strong data-start="1385" data-end="1426">Küresel değişim ve yeni dönem vurgusu</strong><br data-start="1426" data-end="1429">Konuşmasında dünya siyasetindeki dönüşümlere dikkat çeken Dervişoğlu, “Bugün Sovyetler Birliği yok, komünist propaganda ile mücadele etmiyoruz. Yapay zekâ ve robot teknolojileri hayatın merkezine yerleşiyor” değerlendirmesinde bulundu. Küreselleşme söylemlerine rağmen milliyetçiliğin yeniden yükselişe geçtiğini belirten Dervişoğlu, “Avrupa milletleri yeniden milli kimliklerini arıyor” dedi.</p>
<p data-start="1862" data-end="2196"><strong data-start="1862" data-end="1900">“Devletin önemi yeniden anlaşıldı”</strong><br data-start="1900" data-end="1903">Pandemi sürecine de değinen Dervişoğlu, “Kovid süreci devletin hayati rolünü bir kez daha ortaya koydu” ifadelerini kullandı. Neoliberal politikaların etkisini yitirdiğini belirten Dervişoğlu, devlet ve millet ilişkilerinin yeniden tanımlandığını söyledi.</p>
<p data-start="2198" data-end="2593"><strong data-start="2198" data-end="2249">“Milliyetçilerin temel görevi çözüm üretmektir”</strong><br data-start="2249" data-end="2252">Dervişoğlu, Türk milliyetçilerinin sorumluluğuna dikkat çekerek, “Bugün bir Türk milliyetçisine düşen en temel görev, Türk insanının nasıl daha mutlu, sağlıklı ve huzurlu yaşayacağına kafa yormaktır” dedi. Bu hedef doğrultusunda somut ve uygulanabilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p data-start="2595" data-end="2909"><strong data-start="2595" data-end="2627">Birlik ve ortak akıl çağrısı</strong><br data-start="2627" data-end="2630">Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Dervişoğlu, “Türk milliyetçilerinin akıl ve vicdan birliği içerisinde hareket etmesini temin etmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, “Türk’üz ve ebediyiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p><br><p><b>Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>